Müslüm Gürses yeni albümünde, Sezen Aksu, Fikret Kızılok, Ajda Pekkan ve Kenan Doğulu’dan dinlemeye alışık olduğumuz şarkıları kendine has yorumuyla seslendirirken, İtirazım Var, Benim Meselem, Senden Vazgeçmem ve Bu Şehirde Yaşanmaz gibi sevilen eski şarkılarının yeni yorumlarıyla da dinleyenlerin beğenisini toplayacak.
Albümün ilk klip ve çıkış şarkısı “Sarıl Bana” nın sözleri Ülkü Aker’e bestesi Norayr Demirciyan’a ait. Daha önce Ajda Pekkan’ın yorumuyla dinlediğimiz şarkıda Müslüm Gürses’e sevilen ikili Öykü&Berk’ten Öykü Gürman eşlik ediyor.
Albümün bir diğer sürprizi ise “İtirazım Var” şarkısına yapılan Müslüm Gürses ve Ceza düeti. Albümde iki versiyonuna yer verilen İtirazım Var şarkısının Türkiye’deki rap müziğin öncülerinden Ceza ile hazırlanan düet versiyonu dinleyenleri şaşırtacak.
Sandık albümünün müzikal prodüktörlüğünü “Aşk Tesadüfleri Sever” albümünde olduğu gibi Sunay Özgür ve Ender Akay üstlendi. Kedi stüdyolarında gerçekleşen kayıtların mixleri Ender Akay’a, masteringi Çağlar Türkmen’e ait.
MÜSLÜM GÜRSES
Sandık
Yapım: PASAJ
Müzik Prodüktörü: Kedi(Sunay Özgür, Ender Akay)
Kayıt & Mix: Ender Akay
Mastering: Çağlar Türkmen
01. İTİRAZIM VAR
Söz: İlhan Behlül Pektaş Müzik: Rıfat Şanlıel
yaşamına, yaptığı işe verdiği değere, kendisini sevenlere duyduğu saygıya, her şartta ve her durumda yitirmediği saygısına ve efendiliğine sonsuz bir teşekkür sunduğum güzel insan.
herkesin birbirini bin bir çirkeflikle geçmeye çalıştığı zaman diliminde hiçbir zaman saygısızlık yapmayan, şarkılarını söyleyip de sahneyi terkeden, kendisinin önünde secde eden gencecik insanları yerden kaldırıp da gözlerinden öpen, seyirciler arasına gönderen bir adama ne söylenebilir ki? sadece sonsuz bir teşekkür cümlesi gönderilir.
teşekkür ederim müslüm gürses sana. televizyon denen aptal kutusunda herkes bin bir şebeklik ve terbiyesizlik yaparken kendin olabildiğin için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. duygu sömürüsü yaparak arabesk müzik adı altında şark kurnazlığı yapan mahsun kırmızıgül, özcan deniz, alişan... gibi onlarca kişiyi geldikleri yerlere geri gönderdiğin için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. herkes seni överken, senin sırtından geçinmeye çalışan gözü açık şark kurnazlarına, "ben onun gibi bir peygamber göndermedim" diyecek kadar cesur olduğun için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. bir haziran gecesinde her hangi bir şarkını dinlemek istediğimde beni özüme döndürdüğün ve türkçe söylenen ender şarkılarla beni kendimle yüzleştirdiğin için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. çok zor günler yaşadığın dönemlerde dahi televizyona çıkıp da sevgi ve para dilenmediğin için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. her türlü eleştiriye karşın her türlü müziği denediğin ve bizlere neler yapabileceğini ıspat ettiğin için. teşekkür ederim müslüm gürses sana. hep baba olarak kalabileceğine olan inancımı bir gram değiştirmediğin için.
arabeskin belki de gelmis gecmis en önemli markasi. arabesk kültüründen hic haz almayip asla benimsememis bir birey olarak kendisinin yarattigi ekole saygi duymak gerektigini düsünüyorum. müziksever bir insan olarak olaya bakilacak olursa müzik piyasasi insanlari icinden aslinda sevdigimiz, kimilerinin taptigi, kimilerininse sarkilarini dillerinden düsürmedigi kisacasi en basarili olanlar her zaman kendi tarzlarini yaratmayi basarabilmis ve bunu kabul ettirerek üstüne katlar cikabilmeyi deneyenlerdir.. ülke genelinin (her ne kadar begenmeyip, hatta cogu zaman elitist kesimlerce kücümsense de) arabesk kültürü soludugu kabul edilmesi gereken bir gercektir. aydin kesimler, hocalar, yazip cizenler hep bu kültürden utanmis görünüp, olmamasi gerektigini düsünseler de degismeyecek olan gerceklik bizim kültürümüzün büyük cogunlugunun aslinda arabesk olmasidir. egitim sart diyerek üstümüze düsen anti-arabesk söylemleri gerceklestirecek olanlar sanirsam daha yapici olmaya calismalidirlar.. iste arabeskin yeri neredeyse insanimizin kalbi iken bu kalbin durmamasi icin kan saglayan kisi de bizzat müslüm gürsestir. yapilan yakistirmalarin gercekten hakkini verebilmis, türkiye’nin “babasidir” o. yorumlari( cogu zaman dinlemeyip, bosversekte) milyonlarin ortak sorunlarini, ya da ortak sevdalarini anlatir(kimi zaman bizim “ucuz” yakistirmasi yaptigimiz sevdalar). elde yok avucta yok, okumamis haklim, baba nedir hic bilmemis..elbette baba sifatini yükleyeceklerdir birine elbette acilarini vücudlarinin bir bölgesine mal edip jiletci olacaklardir.. bir sarki bir ses ve bir kisilik ile kendi acilarini özdeslestiren sahislar(deli oglum bunlar diyerek baktigimiz) belki de babasiz kalsalar hapishanenin demir parmakliklariyla özdeslestireceklerdir acilarini.. bu markaya saygi duyulmali ve bu markanin bizlere tanittigi, hatirlattigi degerlerin farkinda olarak solunan havanin, dinlenen ve sevilen müzigin degeri bilinmelidir.