Yasemin Mori, Anima, Ihtiyac Molasi, Arto Tuncboyaciyan, Ahmet Kaya, Duman, cemali, Mirkelam, Göksel, Aylin Aslim, Hayko Cepkin, Hakki Bulut, Nazan Öncel, Mazhar Fuat Özkan, Ajda Pekkan, Nükhet Duru, Ümit Besen, Urfali Babi, BaBa ZuLa, Aysegül Aldinc, Ilhan Irem, Cem Karaca, (MHP tellalligina ragmen) Erkin Koray, Mogollar, (valla da billa da!) Hepsi. Ecnebi çok: Pink Floyd - Gogol Bordello hattinda gidip geliyorum! Agir abilerden Mahler ve Stravinski'yi özellikle zikretmek gerek ama. Bir de Sostakoviç'in 7 numarali Leningrad senfonisini: Devrimden sonra onun son bölümü esliginde yürümeyi hayal ederdik bir zamanlar... Mack the Knife ve Tom's Diner en sevdigim iki ecnebi sarki. Bizimkilerden de Ajda Pekkan'in Üc Kalp'ini ayri bir yere koyarim. Ama en en en sevdigimi sorarsaniz, Osmanli saray musikisi eserlerinden Guatelli Pasa'nin Osmanli Sergi Marsi. Emre Araci'ya bu eseri bulup yorumladigi icin ömür boyu minnettar kalacagim.
Neye Benziyor?
2007 ODTÜ Bahar Senligi'nden... Fazla söze ne hacet!
Olay aynen söyle vuku buldu: Bir gün Dehr-i Yalan / Osmanli Punk Bandosu mugannilerinden Selanikli Sava namiyla maruf Savas Çagman geldi ve MySpace denen bi seyden bahsetti. Dedi ki, "sana da lazim!" "O ne ola ki?", diye sordum, "güzel bi sey, hem faideli", dedi; "nasil yapçez" dedim, "bak böyle", diyerek gösterdi. "Kolaymis", dedim, "hadi yapalim!" -- Isbu gördügünüz sayfa onun yardimlariyla ve o gün ortaya çikti. Ara ara bozuyorum lakin özünde göreceginiz her sey onun eseri. Bunun için Savas beyefendiye candan tesekkürlerimi arz ederim, efenim.
Bu kapagini gördügünüz seker gibi sey naçizane benim kitabim. 14 Nisan 2006 tarihinde, müzik yazarligimin onuncu yilina armagan olarak Iletisim Yayinlari tarafindan yayinlandi. 544 sayfa ve henüz ilk baskisinda. Muhteviyati memleket pop tarihinden ibaret lakin öyle kara kuru bir tarih degil: Celal Ince'den Tarkan'a, Donizetti Pasa'dan Hepsi grubuna her sey her an karsiniza çikabilir. Bu kadar da degil: Atatürk sarkilarindan (kahrolasi) 12 Eylül'e, "Yasa Fenerbahçe"den Yesilçam filmlerine, kantodan tangoya ve hatta cumbadan rumbaya aradiginiz aramadiginiz her bi sey mevcut. Elbette eksikli ama illa ki eglenceli ve sevgili editörüm Kivanç Koçak'in sunumuna göre, ziyadesiyle renkli bir "Türkçe Sözlü Hafif Bati Müzigi" programi... Bizzat hazirladim, sundum. Alakaliysaniz buyurunuz, bir yerlerden bulup okuyunuz. Begenmezseniz bana basvurunuz, size baska bir kitap hediye edeyim. Lakin begendiyseniz memnuniyetinizi dostlariniza iletmeyi unutmayiniz. Ayrica pop mevzusu alakanizi cezbederse saliyi çarsambaya baglayan gece TRT-FM'e buyurunuz: Kurtulus Özyazici'nin hazirladigi "Geceden Sabaha / Çoban Yildizi" programi içerisinde hazirladigim "Plak Dolabi" adli köse, 01.15 dolaylarinda yayina giriyor ve yarim saatten fazla sürüyor! '70'li yillarin orjinal kayitlarini birlikte dinliyoruz ve o döneme bir göz atiyoruz. Kitabin sesli versiyonunu yapiyoruz yani. Buyurunuz, dinleyiniz, memnun kalirsaniz duyurunuz bile!
Bu gördügünüz afis de artik her yerde yaptigim "Türk-is Funk!" partilerinin simgesi. Bugüne kadar Adana, Ankara, Antalya, Bolu, Bursa, Çanakkale, Gaziantep, Edirne, Eskisehir, Istanbul, Izmir, Kars ve Mersin'de gerçeklesti bu partiler -ki az sey degil bu! Kesinlesmis program her daim sayfanin sol üst kösesinde ilan ediliyor; oradan takip edebilirsiniz. Ayrica facebook kullanicilari için bir grubumuz var, oraya da beklerim elbet. Bu partilerin herhangi birine gelirseniz sevinirim, eglenirseniz eglenirim ve daha çok eglendiririm. Olayin muhteviyatini, bir "Türk-is Funk!" partisinde nelerle karsilasilacagini bilen biliyor ama ilk kez duyanlar ve merak edenler için iki satir bi seyler karalayayim: -------"Türk-is Funk!" partileri, Murat Ertel'in önerisiyle 16 Haziran 2007 tarihinde Misket Sarapevi'nde basladi. O güne dek "eski45likler" çaldim ama bir yandan "yeni" bir seyler de yapmak istiyordum. "eski45likler"e ihanet etmeden, rotayi biraz degistirdim. Ortaya çikan begenildi ki Misket'teki partiler on besi geçti! "Neler çaliyorsun", diye sorarsaniz, "ortaya karisik" takildigimi söyleyebilirim: Türkçe funk, psychedelic rock ve her dönemden eglenceli pop sarkilari... Misket partileri istisnasiz her zaman saat tam 20.15'te Yonca Evcimik’in "8.15 Vapuru"yla basliyor. Diger mekanlarda saat degisebiliyor. Ekseriyetle duhuliye alinmiyor. Fiyatlar her daim ziyadesiyle makul, dans mecburi degil, eglenmek serbest!-------Tam bu noktada playlist’imizden de söz edelim. Bir "Türk-is Funk!" partisinde asagidakileri (ve elbette daha fazlasini) dinleme olanaginiz var: 1960'li yillarin basinda yapilmis psychedelic rock denemeleri yani Mogollar'dan Haramiler'e, Altin Mikrofon'dan Liselerarasi Müzik Yarismasi kayitlarina bilinen bilinmeyen plaklar... '70'li yillarda disa açilma sevdasiyla ecnebice plaklar yapmis yerliler yani Almanca "Kemanci" söyleyen Nese Karaböcek'ten "Resimdeki Gözyaslari"ni Almanya'da (niyeyse) Ingilizce yorumlayan Cem Karaca'ya, memleketi terk ederek Fransa'ya yerlesen Tülay German'in Fransizca türkülerinden memleketi terk etmeden disa açilmaya çalisan Miss Nilufer'e belki de ilk kez duyacaginiz enteresan yorumlar... (Bu bölümde elbette Ingilizce, Fransizca, Almanca, Ispanyolca, Yunanca ve hatta Japonca plak yapan Ajda Pekkan'a özel önem veriliyor!) '60'larda bize Türkçeyi ögreten ecnebiler yani Adamo, Peppino Di Capri, Mina, Sacha Distel, Johnny Hallyday, Juanito ve digerleri... Memleket disinda listeleri sallayan sarkilar: 1975 yilindan kopup gelen Beyaz Kelebekler'den Eurovision galibi Sertab Erener'e uzanan bir "basari" hikayesinin kahramanlari... Ecnebi memleketlerde disko yüzü görmüs sarkilar da çaldiklarimiz arasinda: Metin Arolat'tan Tarkan'a, Sezen Aksu'dan MFÖ'ye... Elbette en bi "funky" durumlar yani Ümit Besen'in "I Love You"sundan "Sincan sound"a, "Ben Sizin Babanizim"dan Hakki Bulut'a memleket topraklarinda yetismis cevherler; ciddi ciddi yapilmis ama biçimsiz kaçmis sarkilar; Mustafa Özkent gibi kadri kiymeti memlekette bilinmemis dev müzisyenler; bir efsane plak olan "Merih 2000" ve elbette günümüzün "funky" kayitlari: BaBa ZuLa, Gevende, Ihtiyaç Molasi, Nekropsi, Dinar Bandosu, Dolapdere Big Gang ve hatta Selim Sesler! Hatta belki Hepsi, mutlaka Göksel, illa ki Aylin Aslim. Bir de dokuz yildir surün "eski45likler" var elbet... Anlayacaginiz, 32 kisim tekmili birden tam gaz eglence vaat eden programimiz, saz, caz, alaturka, alafranga, rock, Arabik havalar ve Yunan ezgilerini ve o anda akla gelen (çiftetelliden tavernaya) baska seyleri bir arada dinleyebileceginiz, bütün zamanlarin en eglenceli sarkilarini, unutulmayan Yesilçam filmleri ve melodilerini, demode pop sarkilarini, tangolari, kantolari, "aranjman"lari, beraber ve solo sarkilari, türküler ve oyun havalarini ve unuttugunuz nice güzel sarkiyi ve hatta zaman zaman kötülerini bile duyabileceginiz bir curcuna... Bu arada, unutmadan söyleyelim: "eski45likler", her sali 20.30 - 00.30 saatleri arasinda Ankara'da Kizilay Inkilap Sokak'ta bulunan Fikrim'de. Bekleriz.
Bu noktada bir mühim uyari yapmayi elzem görüyorum: "Türk-is Funk!", eski sarkilar agirlikli olmakla birlikte salt bir "eski45likler" programi degil. Onu herkes her yerde yapiyor zaten... Yapilan da yillardir var olani bozuk plak gibi tekrarlamaktan öte geçmiyor. "Orjinal" dinlemek isterseniz Fikrim'in adresini verdim. "Türk-is Funk!", "farkli" bir seylere duydugumuz ihtiyaç neticesinde ortaya çikti. Tarifi mümkün degil lakin "32 kisim tekmili birden curcuna" diyebiliriz. Kimi çaliyorsun, ne çaliyorsun diye sorarsaniz, Gökhan Akçura deyimiyle "yerli elacayip müzik" cevabini verebiliriz. Yukarida ayrintili anlattim ama burda da bazi isimler zikredeyim: Derdiyoklar, Barbaros Hayrettin, Oya-Bora, Hakan Peker, Mogollar, Sertab Erener, Haramiler, Nese Karaböcek, Anima, Cem Karaca, Ihtiyaç Molasi, Nekropsi, Tülay German, Ajda Pekkan, Funda, Hayko Cepkin, Peppino Di Capri, Mustafa Özkent, Ümit Besen, Mina, Juanito, Beyaz Kelebekler, Dinar Bandosu, Urfali Babi, Ankarali Turgut, Metin Arolat, Izel-Çelik-Ercan, Mazhar Fuat Özkan, Dario Moreno, cemali, Nazan Öncel, Hakki Bulut, BaBa ZuLa, Gevende, Selim Sesler, Göksel, Aylin Aslim ve hatta Hepsi... Dahasini görmek ve duymak icin bir partimize istirak etmeniz yeterli! Bu kadar isimden sonra neden eski sarkilara meyletmeyip günümüzün sarkilarini da çaldigimizi anlamissinizdir. Bu durumda, “ama biz eski45likler dinlemeye gelmistik” cümlesinin geçerli olmadigini bastan söylemek durumundayim.
Gelelim bana... Kitap için bir biyografi istemislerdi, sunu yazmistim: 1972'de Çanakkale'de dogdu. Küçük yasta plak dinleyerek basladigi "müzik çalismalari", Milli Kütüphane'deki gazete koleksiyonunu kesfedince baska bir yöne kaydi. Kendini bildi bileli plak topluyor, dinliyor, tarihlerini arastiriyor, yazilar yaziyor ve bunlari her tarafta dinletmekten keyif aliyor... Roll ve Express camiasindan; bu aralar Radikal'in Cumartesi ekinde düzensiz olarak yaziyor. Deniz seviyor ama israrla Ankaraci. Huysuz.
Maruzatim bundan ibarettir diyecegim ama meraklisi için böyle uzun (hem de biraz hoppidi!) bi sey de var; tekrarlara takilmazsaniz buyurun, devam edin: 1972’de Çanakkale’de dogdu; 1988’de Özel Kocaeli Lisesi’nden mezun oldu. Ayni yil Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Mühendisligi bölümüne girdi. 1993’te Ankara’da Radyo Arkadas’in kurulusuna katildi. 1997’de yayinina son verene kadar bu radyoda program yapimciligi, müzik yönetmenligi ve koordinatörlük yapti. 1996’da Metin Solmaz’la Müzük dergisini çikardi. Bu dergide yayinlanan “Türkiye’de Pop Müzigin Tarihi” baslikli yazi dizisi onu durup dururken müzik tarihçisi yapti. Açik Radyo ve TRT Radyolari basta olmak üzere cesitli radyolarda konuyla ilgili programlara konuk olarak katildi; Mimarlar Odasi, ODTÜ, Trakya Üniversitesi, Yildiz Teknik Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuari'nda seminer ve konferanslar verdi. TAKSAV'da (Toplumsal Arastirmalar Kültür ve Sanat için Vakif) verdigi “Donizetti Pasa'dan Tarkan'a: Türkiye'de Popüler Bati Müziginin Öyküsü” baslikli seminer on üç hafta sürdü. Bu seminer degisik dönemlerde tekrarlandi. Ayrica, TRT, Show TV, Kanal D, NTV ve CNN Türk’te yayinlanan çok sayida belgesel ve programa katkida bulundu, danismanlik yapti. 1999-2000 yillarinda, TRT Ankara Televizyonu için “Bir Varmis Bir Yokmus – Türkiye’de Popüler Bati Müzigi” adli on üç bölümlük bir belgesel hazirladi: Çatisini kurdu, söylesilere gitti, metinlerini yazdi, montajina girdi ve danislanligini yapti. Sunuculugunu da yaptigi “Kirkbeslik” adli arsiv programi yine TRT’de iki dönem yayinlandi. Türkiye Ekonomik ve Toplumsal Tarih Vakfi’nin Cumhuriyetin 75. yili dolayisiyla yayinladigi “Bilanço ’98” baslikli kitaplar dizisi kapsaminda Haziran 1999’da yayinlanan “75 Yilda Degisen Yasam Degisen Insan: Cumhuriyet Modalari” ve Kasim 1999’da yayinlanan “Cumhuriyetin Sesleri” adli kitaplarda makaleleri yer aldi. Yazilari ve söylesileri Mürekkep, ArtiHaber, Milliyet Sanat, Bant, Birikim, Tam Macera gibi dergilerde ve kalan.com, polifoni.net, birzamanlar.net, mevsimsiz.com gibi internet sitelerinde yayinlandi, yayinlaniyor. Yeni Binyil gazetesinde sürdürdügü haftalik yazilari gazetenin kapanmasiyla sonlandi. Birgün gazetesine yazdigi yazilari ise kendi istegiyle kesti. Su ara düzensiz olarak Radikal’in Cumartesi ekinde yaziyor. Roll ve Express en sevdigi dergiler; her ikisine de bol bol katkida bulunmaya çalisiyor ama galiba dergiler ona daha cok katkida bulunuyor! Kalan Müzik’i cok seviyor ve orada cesitli projelere imza atiyor. Ulas Özdemir'le birlikte hazirladigi Balarisi Ahmet albümü ve Tülay German’in eski kayitlarindan olusan bir CD-kitap (“Burçak Tarlasi 1962-87”) 2001 yilinda yayinlandi. Erkin Koray’in “Gaddar” albümünün sürprizli 15. yil baskisi ise telif sorunlari yüzünden rafa kaldirildi. Sezen Aksu’nun SN Publishing tarafindan toplanan ve "Kaybolmayan Yillar" adiyla yeniden basilan albümlerindeki tarihçe yazilarini yazdi. Ossi Müzik’in “BirZamanlar” serisi dâhilinde yayinlanan karisik pop albümlerinde küçük yazilari yayinlandi. Aklinda hep tilkiler dolaniyor ve bunlar bir sürü projenin olusmasina yol açiyor! Bir gün herbirinin vücuda geleceginden emin ama bunun için tembelligi birakmasi gerekiyor. Murat Meriç, çocuklugundan beri "eski45likler"le hasir nesir ve bu konudaki çalismalarini israrla sürdürüyor. Rakiyi, rokayi, Ege'yi, Uludag gazozunu, Çanakkale'nin Veziroglu dondurmasini ve medari iftihari Ihtiyaç Molasi’ni, filtre kahveyi, mantiyi, bezelyeyi ve bamyayi, bütün kedileri, karasinek haricindeki böcekleri, maviyi ve 7'yi, yunuslari, denizi, kitapligini, matematigi, “Orhan Boran ve Yuki”yi, “Cazci Kardesler”i, “Her Sey Çok Güzel Olacak”i, Sait Faik öykülerini, Enis Batur kitaplarini, ikinci yeni’yi, Bach’in çello süitlerini, Ilhan Irem’in sarkilarini, Nazan Öncel’in tarzini ve tavrini, Alper Erinç’in düzenlemelerini, Hakki Bulut'un bestelerini, Mahler ve Stravinski'nin her seyini, Ömer Kavur'un filmlerini (ama en çok “Anayurt Oteli”ni), “Mack the Knife”i, “Tom's Diner”i, “Ya Sonra”yi, “Üç Kalp”i, “Osmanli Sergi Marsi”ni, “Uzaklasma Benden Öyle”deki saksofon solosunu, Süper Restaurant'i, (Bostanci'da bir meyhane olan) Hatay’i, NTV izlemeyi, HaKan Kaynar'la kovalaklik yapmayi, sahaf gezmeyi, “Kara Kitap”i, “Frankfurt Seyahatnamesi”ni, Asiyan'i, hâlâ ve her seye ragmen Ankara'yi ve niyeyse Hepsi grubunu cok seviyor, Duman fani oldugunu düsünüyor, BarisaRock’i (elbette) destekliyor… Beyaz Kelebekler7in “Sen Gidince”sini (diger sarkilariyla karsilastirmak suretiyle) saskinlikla karsiliyor... “Kan ve Gül” sarkisinda “la la la, la la la, la la la” diyen kizlardan, new-age'den, pan flüt sesinden, Düs Sokagi Sakinleri'nden, tütsüden, sakizdan, sürüngenlerden, halk otobüslerinden, kereviz ve cigerden hiç hoslanmiyor; Tanju Okan'i “Kadinim”dan ibaret sananlari esefle karsiliyor. “Yüzüklerin Efendisi”ni okumadi ama Harry Potter'a bayiliyor; hatta bittigi için çok üzgün. Az uyuyor, yüksekten korkuyor, bir yere giderken yürümeyi tercih ediyor. Ankara’da oturup sohbet edilecek bir yer olmadigindan muzdarip. Trafikten korktugu için ehliyeti, kendine hâkim olamadigi için kredi karti yok. En çok Orhan Pamuk okuyor, Mazhar Fuat Özkan dinliyor, Aylin Aslim, Özlem Tekin, Ceylan Ertem ve Göksel’i begeniyor. Aysegül Aldinç’le tanismak istiyordu; oldu. Hepsi kizlariyla karsilasmak ve tanismak bu ara en çok istedigi sey (niye diye sormayin, kendisi de bilmiyor!).
01:00 / 02:00 The Toasters (NYC) 23:30 / 24:30 Deal’s Gone Bad (CHI) 22:30 / 23:15 İstanbul Ska Foundation (IST) 21:45 / 22:15 Dengesiz Herifler (ANK) 21:00 / 21:30 H.I.S (IST) 20:00 / 21:00 Boss DJ (IST/ANK)
Ghetto’ da yapılacak International Ska Circus kapılarını saat 20:00 da açacak ve 3 yerli Ska/Reggae grubu 1 dj ve 2 ana grubuyla son yılların en eğlenceli saatlerini yaşatacak. Dans ayakkabılarınızı giyin, en klas Fred Perry‘ nizi kuşanın ve International Ska Circus’a hazır olun!