"i choose to live and to grow, take and give and to move, learn and love and to cry, kill and die and to be paranoid and to lie, hate and fear and to do what it takes to move through.
i choose to live and to lie, kill and give and to die, learn and love and to do what it takes to step through."
ama tanrım şifreyi grmişti ve onun online oldugunu görünce ne yapacagını bilememişti...önce bi duraksadı...ona sinyal çakmalımıydı...yoksa duraksayım beklemelimiydi...yüce isa adına ne yapacagını bilemiordu..onu görünce parmaklarını kontrol edemez olmuştu fakat ne yazacagını bilemiordu...ve bu durum karsısında kendisine bile"cevab veremedi1.."
ben de bazen uyanıyorum, 'yine yeni bi gün' diyorum, korkuyorum yatağın dışındaki hayattan, ne bedenim ne zihnim çalışamayacakmış gibi geliyor, gömüyorum kafamı yastığa.. sonra gece sıktığım okyanus kokusu geliyor burnuma, başucumdaki Küçük Prens'e takılıyor gözüm, oralarda bi yerde, kalabalıkları sevmeyen, ttneti sevmeyen, ama beni seven, sevdiğim birinin uyandığını hatırlıyorum. işte o zaman 'hadi' diyorum, 'kalk.' her gün yaklaşıyoruz. :)
nasılsınızdır efenim? iyiyseniz ne âlâ. ben de tam küçük emrahın büyüdükten sonra nasıl sapıkça davrandığını ele alan bir hipotez kuruyordum. yuvarlanıyoruz nolsun. :D
Affedilecek bir durum yok yahu... Saat gercekten gecti, haklisin. Artik bir dahakine karsilikli olarak telafi ederiz durumu... Biz erken cikariz, sen de geldin mi tamamdir :) Gorusmek uzere.