When I first saw a harp in an old Japanese anime, it seemed as unreal as the rest of the tragic love tale of the harpist sacrificing herself for her beloved. It wasn't until many years later that I saw an actual one in a music shop in England; my first harp.
It was a big suprize for everyone when I returned home, quit painting and started "playing" celtic harp without even knowing how to hold it. The search for a teacher took me to different places, and I got my first lesson from Ceren Necipoğlu, in Eskişehir. She then sent me to Şirin Pancaroğlu; Turkey's leading harpist, and I've been her student since then.
Now I play electric, celtic, and classical harp. In 2008 I participated in my first competition, and got my first prize, in Ireland. Between 2008 and 2009 I played with the symphonic metal band Senfonya, and recorded an EP titled “Elem” with them. Curently I am working only on my own project.
____________________________________________
İlk kez bir çizgi filmde uzun saçlı bir deniz kızının arp çaldığını gördüğümde, arp sanatı da o şatafatlı saraylar, kabarık etekler ve trajik aşk hikayesi kadar ulaşılmazdı benim için. Gerçek bir arpı ilk kez uzun yıllar sonra İngiltere'de gördüm; bu benim ilk arpım oldu.
O zamana kadar sadece resim sanatıyla uğraşırken birden bire elimde bir Kelt arpıyla ülkeme dönmüştüm. Arpın nasıl tutulacağını dahi bilmiyordum; tek bildiğim bu sese aşık olduğumdu. Uzun süre hoca aradım, ve arayışım Ceren Necipoğlu ile son buldu. Daha sonra tekrar kendi şehrim Istanbul'a, ünlü arpist Şirin Pancaroğluna gönderdi beni.
Şimdi Kelt arpı, klasik arp ve elektro-arp çalıyorum. İlk ödülümü Kelt arplarının ülkesi İrlanda'da, 2008 yılında aldım. Yine bu sene senfonik metal gurubu Senfonya'ya katıldım ve “Elem” adlı EPde yer aldım. Şu an yalnız kendi projem üzerinde çalışıyorum.
|